|

Üniversite yıllarımda 29 ekim’de Ankara’dan Mersine geldiğim bir zamanı hatırladım az önce. Kalın mont, ayağımda çizmeler…Annem şaşkın şaşkın yüzüme bakmıştı bu kıyafet ne diye. Ama öğlen dışarıya çıktığımda herkesin kısa kollu gezdiğini görünce şaşırma sırası bendeydi. Bunları yazma sebebim az önce sıcaktan uyuyamayıp, bilgisayarın başına oturmamı Çukurova da yaşamayanlara izah edebilme çabası. Evet burada özellikle son 3 gündür bunaltıcı bir sıcak var. Uykum da kaçınca bari geçen gün gelen arkadaşlarıma yaptığım tarifi ekleyeyim istedim.
Bu aralar nedense çok uzun zamandır yemediğim yemekler aklıma geliyor. Bunlardan biri de annemin biz küçükken yaptığı yumurta tatlısı. En son yediğim tarihse annemin üniversite yıllarımda evimize geldiği bir zaman dilimi… Ama tadı o kadar hoşumuza gitti ki (özellikle piştikten 5-6 sasat sonra buzdolabında soğumuş hali) yakın zamanda birkaç defa daha yapılacakmış gibi görünüyor.

Malzemeler: • 3 yumurta • 1 bardak un • Yarım çay bardağı zeytinyağı • 2-3 kaşık yoğurt • 1 paket kabartma tozu • 1 çimdik tuz
• 2 bardak şeker • 2 bardak su • Birkaç damla limon suyu
Hazırlanışı: 1. Su ve şekeri bir tencereye koyup kaynatın. Kaynayınca limon suyunu ekleyip 6 dakika sonra altını kapatın. 2. Tüm malzemeyi bir kaba koyup, mikserle iyice çırpın. Kıvam kaşıkla dökülebilir bir kıvam olacak. 3. Bir tavaya svıyağ koyun. Isınınca iki kaşık yardımıyla, hazırladığınız hamurdan bir miktar alıp, yağa atın. Tavanın aldığı kadar hamur koyup her iki yüzünü de kızartın. 4. Kızaran hamurları hemen hazırlayıp ılıttığınız şerbete atın. 1-2 dakika bekletip tabağa alın. Önce şerbeti çok çekmiş gibi görünüyor ama birkaç saat sonra iyice emmiş oluyor.
Bu tip tatlıların yanına sütlü tatlıların çok iyi gittiğini düşündüğümden yanına bir de irmik tatlısı yapmıştım. Necla ‘bu görüntüyü mutlaka çek’ diyince ben de çektim.

|
|