|

Çarşamba günü (7 Ocak) Osmaniye’nin kurtuluşu münasebetiyle ben ve çocuklar evdeydik. O gün aynı zamanda muharremin onuncu günü olunca hem uzun zamandır gitmediğim değirmene gidip biraz tahıl almak, hem de aşure malzemelerimizi tamamlayıp aşure yapmak isteğiyle yola koyulduk. Değirmen dediğim yer, adı Haktan İhsan Değirmeni olan, küçük ama çok şirin ve her türlü doğal tahılı bulabileceğiniz bir yer, daha önce bahsettiğim köy mercimeği bile vardı. Ben raflarda gözümü gezdirirken Emir, Bu ne acaba? Diyerek yanıma geldi. Benim de ilk defa gördüğüm bu şeyin, sorduğumuzda Pikan cevizi olduğunu öğrendik. Menşeini sorduğumdaysa Hindistan ve Afrika olduğunu ama artık Osmaniye’ de de yetiştirildiği söylendi. Biz de büyük bir merakla rafta tek kalmış paketi alıp, poşetimize koyduk. O gün çocuklarımla böyle bir yere gitmek mutluluk vericiydi çünkü hayatlarında hiç görmedikleri kadar, çeşit gördüler. Çavdar unu, nohut unu, arpa unu, kepekli un, yarım kepekli un, esmer bulgur, yarma, döğme.. vs.. Değirmenden çıktıktan sonra çocukların uzun zamandır istediği patenlerin gelmiş olduğunu öğrendiğimiz mağazaya gidip patenleri aldık. Bir yerlerini kırmadan öğrenseler çok mutlu olacağım çünkü iki gündür büyük bir hevesle düşe kalka öğrenmeye çalışıyorlar. Eve gelip, aldıklarımızı yerleştirdim ve aşure yapımına başladım.

Pikan cevizinin tadını biz çok beğendik. Akşam eşimle tadı neye benziyor sorusunu yanıtlamaya çalışırken, ben bu şey bademle ceviz arası bir şey ama ceviz kadar çabuk kesmiyor, daha hafif diyince eşimde bana katıldı ve ‘bence buna light ceviz yaz’ diye bir yorum yaptı. Oğlum da değirmen sahibinin çıkarken arkamızdan ‘eğer ekmek isterseniz 4 tanesini bir saksıya ekin’ diye seslenmesinden beri anne n’olur ekelim, benim pikan cevizi ağacım olsun diyerek bana tatlı tatlı bakıyor.

Aşure Malzemeleri: • 1.5 su bardağı aşurelik buğday • Yarım su bardağı kuru fasulye • Yarım su bardağı nohut • 200’er gram, kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incir • 1 küçük elma • 3 su bardağı şeker • 1 adet portakal kabuğu rendesi • Yarım su bardağı kadar yer fıstığı ve badem (kabukları soyulmuş) • 1 bardak dövülmüş ceviz veya fındık. • Tarçın ve nar taneleri.
Yapım aşamaları: 1. Buğdayı bir 6-7 saat önceden iyice yıkayın, sıcak suyla ıslayın. 2. Başka bir kaba da fasulye ve nohutları koyun, aynı işlemleri yapın. 3. Bu sürenin sonunda buğdayı bir tencereye, nohutla fasulyeleri de başka bir tencereye alın, üzerlerini 4-5parmak geçecek şekilde su koyun ve iyice yumuşayana kadar pişirin. Buğday pişerken karıştırmayaya dikkat edin, çünkü kaşık özellikle tencerenin dibine değdikten sonra dbi tutmaya başlıyor. 4. Bakliyatlar pişerken üzüm, kayısı ve incirleri küçük küçük doğrayın ve üzerine kaynar su döküp yumuşamaları için bir kenarda bekletin. 5. Pişen buğday, nohut ve fasulyeleri büyükçe başka bir tencereye alın, suyu eksikse yeterince sıcak su ekleyin. 6. İçine doğrayıp, ıslatıp ,süzdüğünüz kuru meyveleri ve portakal kabuğu rendesini katın kısık ateşte hepsi özleşene kadar arada bir karıştırarak pişirin. Kuru meyveler de pişince şekerini katın. Ardından küçük küçük doğradığınız elmayı ve yerfıstığıyla bademleri de katı birkaç dakika pişirdikten sonra altını kapatın. Kaselere paylaştırıp üzerini ceviz, fındık tarçın ve nar taneleriyle süsleyin.
|