|
Bu bayram gezimizin son gününü evliliğimizin ilk 4.5 yılını geçirdiğimiz Elazığ’a ayırdık. Doğrusu bu kadar etkileneceğimizi tahmin etmemiştik. Uzun zamandır gitmeyince oradaki arkadaşlarımızı ne kadar özlediğimizi, çocuklarımızın ne kadar büyümüş olduklarını, yılların ne kadar çabuk geçtiğini, geçerken de bazı sıkıntıları da beraberinde götürdüğünü bir zaman tüneline girmiş gibi olduğumuz Elazığ’da fark ettik. Şu anda 9 yaşında olan oğlumun 2 yaşında kasete alınmış sesini orada dinleyince ağlamamak için kendimi zor tuttum. Oğlumun o zaman ki ses tonunu bile unutmuşum. Dedim ya zaman tüneli gibi….

Gelelim bu siteyi ilgilendiren şeylere. Doğrusu o gün iki harika sofra kuruldu ama ben birisini görüntüleyebildim. İnşallah Lütfiye Abla’nın sofrasını tekrar görüntüleme şansını bulabilirim. Sevgili Hamiyet abla’yla da saat 11 gibi başlayan sohbetimiz sabah 5’e kadar sürmesine rağmen saat 9 da bu harika sofra hazırdı. Marifetlerini her zaman takdir ettiğim canım arkadaşım sana, eşine, Handan’a ve Gökhan’a çok çok teşekkürler.

Hamiyet Abla bize benim o zaman dan sevdiğim güzel kadınbudu köftesini ve oğlumun sevdiği yaprak sarmasını da hazırlamıştı. Bu sefer köftelerin tarifini almayı unutmadım.
|
|