Bugün yayınlayacak bir şeyler yapıp akşam bizimkilere denetirken, Emir ‘anne, eğer bugün de bir şey eklemezsen hiç okuyucun kalmayacak’ diyince durumun tahminimden daha vahim olduğunu anladım. Ama ben biraz şevkimi kaybettim galiba, canım yemek yapmak istemiyor bu ara. İkindi vakitleri hızlı bir telaşla zevk almadan yemek yapar oldum. Acaba biraz sizlerden katalizör görevi görmenizi istesem çok şey istemiş olurmuyum? Ne dersiniz?
Bu akşam geçen yılın sofra sayısından bir menü denedim. Soğan çorbası, biftek , yufkada sebze sote üçlüsü. Her ihtimale karşı bir de erişte ekledim menüye. Soğan çorbasını çocuklar sevmedi, ben ve eşimse fena bulmadık, çocuklarında seveceği bir hale getirirsem yayınlarım. Gerçi servis yapmadan önce Fransız çorbası demem onları soğutmuş olabilir, içinde çiğ salyangoz var mı diye şüpheyle baktılar. Biftek ve sebzeli yufka beğenildi. Biftekleri bir akşam önce, zeytinyağı, soğan suyu ve kekikle marine ederseniz, daha yumuşak bir et elde edersiniz. Ertesi akşam bir domates ve halka doğranmış bir adet soğanla tavada alt- üst yaparak pişirin. Yanına ise bunu tavsiye ederim:
Malzemeler: • 2 adet soğan • 1 irice veya iki küçük ince doğranmış havuç • 2 adet küp doğranmış kemer patlıcan • 1 adet küp doğranmış kabak • 2 adet kıyılmış kırmızı biber • 7-8 adet mantar • Yarım çay bardağı soya sosu • 1 adet yufka • 1 adet yumurtanın sarısı • 1 çorba kaşığı susam.
Yapılışı: 1. Soğanları piyazlık doğrayıp zeytinyağında soteleyin. Havuçları ekleyip birkaç dakika pişirin. Patlıcan, kabak, kırmızı biber, mantar, soya sosu ve arzuya göre hardal ekleyip(ben eklemedim) sotelemeye devam edin. Sebzeler diriyken ocaktan alın. 2. Fırın tepsisini bir çorba kaşığı zeytinyağıyla yağlayıp yufkayı tepsinin içine yayın. Harcı yerleştirip, rulo şeklinde sarın. Üzerine yumurta sarısı sürüp susam serpin. Öneden ısıtılmış fırında üzeri kızarana dek pişirin. Dilimleyip biftekle beraber servis yapın.
Beni bu güzel havalar mahvetti, Böyle havada istifa ettim Evkaftaki memuriyetimden. Tütüne böyle havada alıştım, Böyle havada aşık oldum; Eve ekmekle tuz götürmeyi Böyle havalarda unuttum; Şiir yazma hastalığım Hep böyle havalarda nüksetti; Beni bu güzel havalar mahvetti.
Orhan Veli’yi haksız çıkartmamak için midir nedir bilmem ama bu güzel havalarda canım bilgisayar başına oturmayı hiç istemedi. Ben bebeğimi pusetine koyup parklara gitmek, bahar havasını ciğerlerime çekmek, yürüyüş yapmak istiyorum…
Bu salatanın tarifini bekleyenler vardı, fazla bekletmeyelim.
Malzemeler: • 2 adet irice soğan • 1 paket burgu makarna • 2 adet tavuk göğsü (haşlanmış, didiklenmiş) • Tuz, pul biber, zeytinyağı ve kuru nane • Yeterince sarımsaklı yoğurt (sanırım iki diş sarımsakla hazırlanmış iki bardak yoğurt yeterli gelecektir.)
Yapılışı: 1. Tencereye yarım bardak zeytinyağını koyup tavla zarı iriliğinde doğradığınız soğanları hafifçe kavurun. Ardından makarnalarınızı da ekleyip biraz daha kavurun. Makarnalarınızın bazı kısımları bu arada hafif kızaracaktır. 2. Üzerini iki parmak geçecek kadar tavuk suyu ve tuzu ekleyin. Kaynamaya başlayınca didiklenmiş tavuğu ekleyin. Suyunu çekene kadar pişirin. Suyunu çektiğinde makarna pişmiş olmalı, pişmemişse kaynar su ekleyip, pişirin. 3. Servis tabağına alıp, biraz ılımasını bekleyin. Üzerine oda sıcaklığındaki yoğurdu ekleyip karıştırın. 4. Bir cezveye bir miktar zeytinyağı koyup, nane ve pulbiber ekleyin, yakmadan hafifçe çevirin,makarnanızın üzerine gezdirin. Ilık veya soğuk servis yapın.